Saç Bakımı Nasıl Yapılır

Kadınların ilk göze çarpan saçlarının canlı, parlak ve dolgun görünmesi oldukça önemlidir, çünkü kadını gösteren saçtır, kısa yada uzun olması hiç önemli değil, her iki durumda da kadını gösteren saçtır. Yıpranmamış ve sağlıklı görünen saçlar her kadının isteğidir.

Fakat bunun için bakım saçlara gereken özeni göstermek ve bakım yapmak gerekir. Fakat bakım yapmak adına saç ile çok fazla uğraşmakta tam tersi etki yapar, o yüzden saç bakımı yaparken olabildiğince doğal ürünleri kullanmak daha kalıcı sonuçlar verecektir.

Saç Bakımı Ve Ürünler

Güzellik salonlarında, parfümerilerde artık bir çok saç ürünü bulmak, hatta şeçim yapabilmek oldukça zor. Bunun nedeni ise çok fazla ürün olmasıdır. Durum böyle olunca,haliyle hangi ürünü alacağımız hakkında bir çok soru işareti ve bunun doğurduğu zaman kaybı yaşarız. Saç bakım ürünü almadan önce ilk yapılması gereken saçı tanımaktır. Saçın cinsini bildikten sonra saç bakım ürünü alırken en azından bir kriter bellidir. Yağlı saçlar, kuru saçlar, yıpranmış saçlar, bu kriteri bilmek hem aman kaybını önler, hemde doğru ürün şeçmek adına belirleyicidir. Diğer bir kriter ise saçın yapısıdır, kalın telli ve ince telli olarak ikiye ayrılır saç yapısı. Bunları bildikten sonra geriye kalan doğru ürün sayesinde saçları daha fazla yıpratmadan doğal güzellliğine kavuşturmak hiç zor olmayacak. Nedir bu ürünler diyecek olursanız, aşağıdaki yazıda hepsini bulabilirsiniz.

Saç Bakımı İçin Tercih Edilecek Ürünler Ve Doğal Bakım Malzemeleri

Saç bakımı saçı yıpratmadan doğal haline döndürmek amacı ile yapıldığından dolayı olabildiğince doğal ürünler kullanmaya dikkat etmek gerekir. Bir çok markanın içinde çok az miktarda kimyasal bulunan saç bakım ürünü mevcuttur. Fakat bu ürünler de oldukça maliyetlidir. Eğer maddi yönden rahatsanız bu ürünleri rahatlıkla kullanbilirsiniz. Fakat bütçenizi aşacağınızı düşünüyorsanız, haklı olarak en aklıcı olan doğal ürünler ile saç bakımı yapmak olacaktır.

Bir kaç doğal ve evde kendiniz kolaylıkla hazırlayabilceğiniz saç bakımı için maske ve güçlendiriciler sayesinde saçlarınız sağlıklı ve güçlü olacaktır. Nedir bu doğal ürünler, badem yağı, hindistan cevizi yağı, yılan yağı, zeytinyağı, sarmısak veya sarmısak yağı, soğan suyu, soğan kabuğunun suyu, yumurtanın sarısı, havuç suyu.

Bunların hepsi de doğal ve hiç bir yan etkisi olmayan ürünlerdir. İçerinde sadece soğan suyu ve havuç suyu sadece saça hafif bakır ışıltıları vereceğinden dolayı saç renginize göre tercih edebilirsiniz. En önemli nokta ise saçınızı her yıkamadan sonra, bir tasın içerisine 2 su bardağı içme suyu ve 1 yemek kaşığı sirke ile en son durulamanızdır. Bu şekilde saçlarınız inanılmaz parlak ve hacimli olacaktır. Ayrıca yukarıda saydığımız doğal ürünleri istediğiniz şekilde hazırlayabilirsiniz. Hiç birinin bir diğerine etkileşimi yoktur. Buda elbet doğal olmalarından kaynaklanır.

Zeytinin Faydaları

Dalları barışın bir simgesi olarak kabul edilen zeytin dünyanın birçok ülkesinde yetiştirildiği gibi ülkemizin de pek çok bölgesinde yetiştirilmektedir. Siyah ve yeşil zeytin olarak kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi zeytinin kalori değerleri de birbirinden farklıdır. 100 gr’lık bir yeşil zeytin 150 kalori iken, aynı grama sahip siyah zeytin 200 kalori içermektedir.

Zeytin kansere karşı koruyor.

Kırmızı kan hücrelerinin tahribata uğraması sonucu kansere yakalanma riski artmaktadır. Zeytinin içeriğinden bulunan yüksek oranda antioksidan ve anti inflamatuar maddeleri tüm hücreleri dışarıdan gelebilecek tahribatlara karşı korumaktadır. Hem DNA’nın yapısını hem de hücre zarlarını korumasıyla kanser türlerine savaş açan zeytin özellikle meme, kolon ve mide kanseri türlerine karşı oldukça faydalıdır.

Zeytin zayıflatıyor.

Yemeklerden önce ister yeşil ister siyah zeytin olsun 8-10 tane kadar zeytin yemek beyne tokluk sinyalleri gönderilerek hormonları uyarıcı bir etkiye sahiptir.

Yemek yeme isteğinizi %20 oranında azaltarak iştahınızı kapatacağınız zeytin sayesinde ideal kilonuza ulaşmak için emin adımlarla ilerleyebilirsiniz. İçeriğinde bulunan tekli doymamış yağ asitleri sindirim sistemini yavaşlatmaya yardımcı oluyor.

Bu sayede tokluk hissiyle gün boyu çok daha az yeme ihtiyacı hissedeceksiniz. Diyet listelerinde meyve ve sebzelere bir alternatif olarak zeytini de ekleyebilirsiniz.

Zeytin cildinizi ve saçlarınızı koruyor

Zeytinin içeriğinde bulunan oleik asit sayesinde cildinizi yumuşatarak cildinizin sağlıklı bir görünüme kavuşmasına yardımcı olabilirsiniz.

Zeytin tüketimini düzenli hale getirdiğinizde %20 oranında cildinizde kırışıklık oluşumunu azaltabileceğiniz gibi yaşlanma etkilerini de geciktirmiş olacaksınız. Zeytinin içeriğinde cildi besleyen E vitamini bulunmaktadır. Bu sayede erken yaşlanma başta olmak üzere cilt kanseri ve ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerine karşı cildinizi içeride koruyabilirsiniz.

İster zeytin yiyerek isterseniz de zeytinyağını saçlarınıza sürerek saç sağlığınızı koruyabilirsiniz. Özellikle parlak ve dolgun saçlara sahip olmak isteyenlerin zeytinyağı mucizesinden saçları için mutlaka faydalanması gerekir. Zeytin tüketimini devamlı hale getirdiğinizde zamanla saçlarınızın da yumuşadığını, güçlendiğini ve parladığını fark edeceksiniz.

Zeytinin diğer faydaları

– Günlük kalsiyum ihtiyacının bir kısmını karşılayabilen zeytin osteoporozu(kemik erimesi) engellemeye yardımcı olmaktadır.
– İçeriğindeki yağ asitleriyle kolesterolü dengeleyen zeytin kalp krizi geçirme riskini de azaltarak kalp sağlığını korumaya yardımcı olur.

– Hafızayı kuvvetlendirmesiyle Alzheimer hastalığına karşı iyi gelmektedir.
– Özellikle siyah zeytin yüksek oranda demir içerdiğinden kansızlık(anemi ) sorunları için rahatlıkla tüketilebilir.
– Afrodizyak etkisiyle cinsel istediği ve doğurganlığı arttıran zeytin hem kadında hem erkekte üreme sistemini güçlendirmektedir.
– Gözleri ve gözlerdeki ağ tabakayı korumaya yardımcı olan zeytin içeriğindeki A vitamini sayesinde yaşa bağlı göz hastalıklarına karşı da göz sağlığını koruyabilmektedir.
– Vücut için gerekli olan amino asitleri salgılayan zeytin içerisinde E vitamini, kalsiyum, demir bakı gibi vitamin ve mineraller yüksek oranda bulunmaktadır. Oleonalik asit içeriği ile karaciğer hasarlarını önleyerek karaciğeri koruma altına almaktadır.

Chia Tohumunun Faydaları Nelerdir?

Chia tohumu, Meksika ve Guatemala’da yetiştirilmektedir. Latince ismi Salvia Hispanica olan bu tohumun zayıflama etkisi olduğu bilinmektedir. Bunun yanında sindirimi desteklemekte ve kemikleri güçlendirmektedir.

Chia Tohumu içerisinde birçok vitamin ve mineral barındırması açısından da oldukça faydalıdır. Aynı zamanda bir çeşit çöl bitkisidir.

Faydaları Nelerdir?

*İçerisinde A, B, D, ve E vitaminlerini barındırmaktadır Bu yüzden tüketilmesi tavsiye edilmektedir.

*Chia tohumu, lif içeriği yüksek bir besindir. Kan şekerini dengeler.

*Lif oranının yüksek olması sebebiye bağırsak sağlığını da destekler. Bağırsaktaki probiyotik bakterilerin çoğalmasına yardımcı olmaktadır.

*Kollestrolü dengelemekte, kan basıncını düzenlemektedir.

*Kan şekerini dengelemesi açısından diyabet hastaları tarafından tercih edilmelidir.

*Zayıflamaya yardımcı olmaktadır. Çünkü karın bölgesindeki yağ dokusunun oluşumunun önüne geçer.

*Meme ve rahim ağzı kanserlerinin önüne geçer. Bu açıdan bayanlar tarafından kullanılması tavsiye edilmektedir.

*Zengin protein kaynağıdır.

*Omega 3 içermesi açısından beyni koruduğu bilinmektedir.

Chia Tohumu Zayıflatıyor!

İçerisinde bol miktarda protein barındırması sebebiyle günlük protein ihtiyacının tamamını karşılamaktadır. Omega 3 içeriği ile balık ve et tüketmeyenler tarafından tercih edilmektedir. Tok tutucu özelliği sebebiyle acıkmayı önler. Bu sebeble de chia tohumunu düzenli olarak tüketen kişilerin zayıflamaları hızlanmaktadır.

Yaşlanmayı Önlüyor!

Vücutta sarkmalar ve ciltte kırışıklıkların oluşması yaşlanma belirtileri arasındadır. Chia tohumu içeriğindeki yüksek antioksidanlar sebebiyle cildi onarmakta, dış etkenlerden gelebilecek zararlara karşı korumaktadır. Tüm bu etkileri ile cildin erken yaşlanmasının önüne geçmektedir.

Chia Tohumu Nasıl Tüketilmelidir?

Chia tohumu, günlük olarak 1-2 yemek kaşığı kadar tüketilebilir. Yoğurt, süt, mısır gevreği gibi besinler ile karıştırılarak tüketilebilir. Bunun yanında kahvaltının hemen ardından bir bardak suyun içerisine 1 yemek kaşığı atılarak yarım saat bekletilmesi ardından içilebilir.

Zencefilin Faydaları

Son zamanlarda tıbbi bitkiler olarak adlandırdığımız bitkisel ilaçlara ilgi hayli artmıştır ve sağlık konusunda ayrı bir önem kazanmıştır. Böylece bitkisel ilaçlara artan ilgi ve talep sebebiyle ancak tıbbi bitkilerin kültür aşamasıyla karşılanacaktır. İşte her derde deva olan bu bitkilerden biriside zencefildir. Zencefil, tarih olarak çok önce devirlerden başlayıp yaşadığımız zaman dilimine kadar tedavi etmede kullanılagelmiştir. Zencefilin anavatanı Güneydoğu Asya’dır ve daha çok bu topraklarda bulunmaktadır. Hatta bu topraklarda zencefil turşu olarak kurulup yenmektedir. Hem yaş olarak hem de kuru olarak tüketilebilmektedir.

Zencefil İngilizce dilinde ‘Zingiber officinale’ şeklinde ifade edilir. Yıllık bir bitkidir ve yaklaşık boyu bir metreye kadar uzayabilen ince ve uzun yaprakları ile yer elmasına benzer. Sarı ve al renklerde çiçekleri olan ve kökü ilaç olarak kullanılan zencefil tam bir şifa kaynağıdır.

Zencefil içeriğinde demir, kalsiyum, fosfor, magnezyum, protein, nişasta, B ve C vitaminlerini barındırmaktadır. Yaş zencefilin yüzde sekseni sudur. Lakin kurumuş bir zencefilde su oranı yüzde ona düşmektedir. Baharat olarak kullanılabilecek olan zencefili piyasada bulmak çok kolaydır.

Çok eski çağlardan bu yana yeryüzünün çeşitli bölgelerinde romatizma, kabızlık, hazımsızlık, ülser, kusma, hipertansiyon, diyabet ve kanser gibi daha birçok hastalığı tedavi etmek amacıyla kullanılmaktadır. Ayrıca enfeksiyona bağlı hastalıkları tedavi etmede antimikrobiyal bir yapıya sahiptir. Aynı zamanda yaşlanma süresini kontrol altında tutmak gibi bir özelliği olduğu bilinmektedir. Ayrıca soğuk algınlığına da iyi geldiği bilinmektedir Yani kısacası zencefilin, iştah açma, gaz söktürme, sindirim sistemini düzenleme, solunum yollarını açma, toksinleri atma ve antiseptik gibi mucizevî etkilerinden söz edilmektedir. Bunun yanı sıra kan damarlarını açarak, kişide terleme ve sıcaklık dengesini sağladığı ve kalbi canlı, aktif tuttuğu da ifade edilmektedir..

Son zamanlarda yapılan bilimsel araştırmalar neticesinde zencefilin prostata ve kanser türlerinden kolon, meme, sindirim sistemi ve pankreas gibi hastalıklara pozitif anlamda yanıt verdiği söylenmektedir. Fakat Amerika’ da faaliyet gösterin Amerika kanser araştırma derneğinin ifadelerine göre, zencefil kanser tümörlerinin gelişmesini önleyici olarak tedavide kullanılmasının tavsiye edilmesine rağmen bu yönde daha net olarak bilimsel kanıtlar ortaya konulamamıştır. Sonuç olarak tam bir deva deposu olan zencefili sofralarınızdan eksik etmeyin. Sağlıklı bir yaşam başınızdan eksik olmasın.

Maydanozun Faydaları Nelerdir?